Har

  • Title: Har
  • Author: Murat Uyurkulak
  • ISBN: 9789753425506
  • Page: 379
  • Format: Paperback
  • Har Bu lke ki Netamiye derler ad na ulu bir ejderhan n mide fesad ndan do du Biz oradayd k g rd k her eyi K yametin yar m boy k bir alamet g nd Yalan elbet ulu falan de ildi ejderha Kanatlar ndan irin
    Bu lke, ki Netamiye derler ad na, ulu bir ejderhan n mide fesad ndan do du Biz oradayd k, g rd k her eyi K yametin yar m boy k bir alamet g nd Yalan elbet, ulu falan de ildi ejderha Kanatlar ndan irin sa an, pespaye bir yarat kt asl nda Hastayd , u arken kusuyordu s rekli yle son bir kez titredi, s z l rken a z n a t ve macunumsu fokurdak bir s v y , uz Bu lke, ki Netamiye derler ad na, ulu bir ejderhan n mide fesad ndan do du Biz oradayd k, g rd k her eyi K yametin yar m boy k bir alamet g nd Yalan elbet, ulu falan de ildi ejderha Kanatlar ndan irin sa an, pespaye bir yarat kt asl nda Hastayd , u arken kusuyordu s rekli yle son bir kez titredi, s z l rken a z n a t ve macunumsu fokurdak bir s v y , uzun ince kilimler misali, kadim suyun ortas na seriverdi Ejderha olgun bir armut gibi yere d erken, macunkilim de h zla kat la t , kabarc klar ndan da lar vadiler denizler has l oldu, bu lke b yle v cut buldu zerinden her daim ek i kokulu dumanlar t tmesi ondand r Murat Uyurkulak n ilk roman Tol ok sevilmi ti Har da sevece inizden eminiz Duman t ten bir k yametin roman Har G kte melekler, cinler, ben ler, eytan n ta kendisi, yerde Numune, On , Otuzbe ve b t n Yamuklar, tekmili birden ayn alametin zerinde Ne diyelim, B y k A hepimizi korusun

    • [PDF] Æ Free Download ☆ Har : by Murat Uyurkulak ↠
      379 Murat Uyurkulak
    • thumbnail Title: [PDF] Æ Free Download ☆ Har : by Murat Uyurkulak ↠
      Posted by:Murat Uyurkulak
      Published :2019-02-24T22:51:11+00:00

    About Murat Uyurkulak


    1. Murat Uyurkulak T rk evirmen ve yazard r 1972 de Ayd n da do du zmir de ya am t r.Uzun s re Radikal gazetesi d haberler servisinde al t Milliyet Sanat, Gate, Radikal Kitap gibi dergilerde yaz lar yay mland Tol isimli roman Mahir G n iray n y netmenli iyle Tiyatro Oyunevi taraf ndan sahnelendi Yine Tol roman 2007 de Almanca ya evrildi.


    781 Comments


    1. Okuduğum ilk Uyurkulak kitabı değildi ama benden önce okumuş olan dostların yorumlarına istinaden beklentiyi biraz yüksek tuttum sanırım. Hayal kırıklığı mıydı? Bazen evet, bazen hayır. Başkalarına göre ülke gündemine çeşitli pencerelerden(!) bakmıştı Murat Uyurkulak. Ama baktığı bazı açılar benim kırmızı çizgilerimin üzerinden geçiyordu ne yazık ki. Bu bağlamda bazen "okumayı bıraksam mı?" diye düşündüğüm oldu. Oysa başta ne çok eğlenmiştim [...]

      Reply

    2. Ne muhteşem bir kitaptı! Yazarın okuduğum ikinci romanı. Daha önce TOL adlı kitabını okumuştum hayran kalmıştım. Bu kitabında da aynı hissiyat içindeyim.Kitap, hem kişisel hem toplumsal hem de ilahi çıkmazları teklifsizce ele alıyor. Anlatımı yalın ve bazı bazı üstü kapalı. Ama üstü çok manalı kapanmış isimlerin, mekanların, karakterlerin. Ailesel dengesizlikleri, ruhani çıkmazlarla, askerliğin ağırlığını fantazinin hoşluğuyla harmanlamış HAR.Çok [...]

      Reply

    3. "okumak mağlupların işidir."

      Reply

    4. İlk bölümüyle üzerinizde idman yapıp ikinci bölümüyle sizi maça çıkaran, ardından da yumruk manyağı yaparak ringden aldıran bir kitap olmuş bana göre. İsimlerin ve mekanların değil, 'olan biten'in doğruluğundan dem vuruyor. Murat Uyurkulak güzel bir yazar ve okunmayı kesinlikle hak ediyor.

      Reply

    5. Son zamanlarda okuduğum en iyi roman. Okurken mutlu oldum, okumaktan zevk aldım, bi yandan gülümsetti bi yandan ağlattı bi yandansa anlatılamayacak duygular içinde yüzdürdü. Hiçbir ticari kaygı olmadan, kendine ait bir üslupla, Türkiye'yi, Kürt Sorunu'nu her iki taraftan da bakarak, nefret saçmadan, içinde isimleri bile geçirmeden, Türkiye'nin içinde bulunduğu kıyameti, kardeşi kardeşe nasıl kırdırdıklarını, içinde yaşadığımız dünyanın nası bi cehenneme d [...]

      Reply

    6. "İnsanın ruhuna erişeceksen, deliğinden değil yarasından gireceksin."

      Reply

    7. Murat Uyurkulak'ın okuduğum ikinci kitabı. Yazarın kitaplarını okumaya devam edeceğim.Beni en çok zorlayan kitapta yazarın kişi kurum ve yerlere verdiği yeni adların aslında ne olduğunu düşünerek okumaya çalışmak oldu. Hem fantastik roman gibi yepyeni bir dünya yaratmış hem de aslında bugün olup biten herşeye yeni bir ad verdiği için yeni demek çok zor. Kuş diliyle konuşan iki çocuğu dinleyen dışardaki birinin olup biteni anlamaya çalışmasının yoruculuğuB [...]

      Reply

    8. yanlış hayat doğru yaşanmaz bu sözümü sakın unutma.

      Reply

    9. Rahatsızlık verici derecede güzel

      Reply

    10. "Onlar kardeştirler, ayrılamazlar"Bu kez Sonyamuk salağı, kalemini dişleyerek soruyor:"Ya ayrılırlarsa?"Tefail bir puro yakıp kederle gülüyor."Olsun," diyor, "yine de kardeştirler."

      Reply

    11. << Neden sonra Tefail gözyaşlarını silip içini çekiyor ve son talimatı veriyor: "Aracımız geldi, araftakileri çağırabiliriz artık" Onüç başını yukarı kaldırıyor, "Hadi gelin," diyor usulca, "çok özledik sizi."O böyle der demez, yukarıdan aşağı çift çift ruhlar inmeye başlıyor. Palaskalı her Netam'ın yanında, poşulu bir Xırbo var. Onüç çenesini sıvazlayıp soruyor: "Niye çift çift iniyo yahu bunlar?"Tefail yanıtlıyor: "Onlar kardeştirler, ayrıl [...]

      Reply

    12. "Acıyı gideren su, suyun sızladığını kimse bilmez"Böyle bir tat bırakıyor insanın ağzında. O zamana kadar sızlamasın diye unutturmaya yüz tuttuğun organların, kolların ve dişin ve dahi kafatasındaki yekpare kemikler sızlıyor derinden. İyi edebiyat, iyidir hoştur da insanı yıpratır, yarılatır, yola düşürür, yoldan düşürür. Bu yüzden belki "okumak mağlupların işi"dir, zira maruz kaldığında mağlup olduğunu bile bile okursun!

      Reply

    13. İkinci bölümünün ilk kısımları (Otuzbeş'in anlatımı) ve Yamukların yamulma öykülerinden büyük lezzet aldım. İşte bu dedim. Kalan kısımlarınsa ikna edemediği de oldu, çoğkhojuma gittiği de. Kitabın bir dengesizliği, bir içe sinmeyişi var bazı bazı. Ama güzel olduğu ve okunması gerektiği de sabit.

      Reply

    14. Teknik açıdan çok yetkin bir roman. Özellikle özgün kara mizahı başarılı. Anlatının ve karakter kurulumunun yapısı anlatılan hikayenin önemini oldukça ön plana çıkarmış. Çağdaş Türkçe edebiyatının değerli metinlerinden.

      Reply

    15. "Seni böyle seviyorum diyenden kork, öylenden tiksinmektedir zira"

      Reply

    16. Başşal; ve O'na hürmet eden ve birbirini öldüren iki kardes. Çok beğendim açıkcası bir salman rushdie vakası çıkmasından da korkmuyor değilim. Allah'tan boşbakan'in okuması pek yok

      Reply

    17. Tol'u çok beğenip başka kitaplarını okumaya karar vermiştim. İyi yapmışım. İki kitabın tarzı, dili, anlatımı çok farklı ama ikisi de harika. Murat Uyurkulak okumaya devam

      Reply

    18. Murat Uyurkulak okumaya son kitabından başladığım için ilk kitaplarını okumayı canım hiç çekmemişti. Okuduktan sonra iyi ki ön yargımı yıkıp da bir şans vermişim dedim. Hem su gibi akan hem her cümleyi altını çize çize tekrar okuma hissi uyandıran çok özel bir kitap.

      Reply

    19. "Hiçbir savaşa inanma, silahların fiyat etiketi var. Mağlup, iflas etmiş esnaftır, gülerek şarkı söyler. Galip, becerikli esnaftır, gülerek şarkı söyler. Kol kola dans ederler mezarların karşısında."

      Reply

    20. "Okumak mağlupların işi"

      Reply

    21. “Hakikatin yerine hakiki olmayanı koymak ne kadar da zordu. Zor, ama bir o kadar da zevkliydi. Bir kez hakikat hudutlarını aştığında, akıl zehir gibi işlemeye başlıyor, kelimeler tuhaf bir kudret ediniyordu. Zira kelime, artık kelimeden fazla bir şey olduğunu biliyordu.”Murat Uyurkulak böyle diyor, belki böylesini umuyor ama ortaya çıkan şey gerçekten de istediği kadar güzel, zehir zemberek, kudretli mi acaba? Bence değil.Saçma bir kurgu, söyleyeceğini doğrudan sö [...]

      Reply

    22. Onüç'ün Otuzbeşin kapısını çalması ile yazar kitapta kendi yazdığı cümlenin tuzağına düşer:"İnsanın kelimeleri örse yatırıp hakikati yamultma becerisine hayran olmamak elde değildi." Hakikate ulaşmak için kelimeleri kendi örsünde o kadar çok dövdü ki hakikat buhar oluverdi. "Ahd-İ Müstakbele " kadar su gibi akarken kelimeler birden üzerlerine HES kuruluvermiş gibi oldu, kurudu!Okur "ben" öyle kalakaldım, yıkıldım! Elim kolum ağırlaştı da bir çare yazay [...]

      Reply

    23. O kadar güzel ki anlatamıyorum .

      Reply

    24. Masalsi bir yandan da her benzetmede insani dusunduren, uzaklara goturen, gerceklerle yuzlestiren bir kitap"Insanin kelimeleri orse yatirip hakikati yamultma becerisine hayran olmamak elde degildi. Iskelet yiginlarinin uzzerinde hayati, buzdan soguk zincirlerin uzerinde hurriyeti en hararetli cumlelerle kutsayan ulkeler kurabiliyorlardi mesela. Acliktan nefesleri kokarken kurt sutu ictiklerine, mecalsiz kollarini kipirdatamazlarken demir daglar deldiklerine, miskin miskin oturup gevis getirirler [...]

      Reply

    25. "Her zaman için sezmek bilmekten daha iyidir" diyor ya Toptaş, işte bu romanı okurken bu sözün haklılığını bir kez daha anlıyorsunuz. Evet, şahane bir üslupla ve teknikle yazılmış, insanı okurken sarhoş eden bir romanla karşı karşıyayız. Ama her satırında, uydurulmuş her isminde yazarın o bilmişliği sayfaların üstünden "Nasıl yapmışım ama?" dercesine sırıtıyor. Okunuyor mu, bir solukta. Ama zevk veriyor mu derseniz

      Reply

    26. Başlarda "bu kitapta yazılanların gerçek kişi veya kurumlarla ilgisi yoktur." tatsızlığı gibi gelse de ilerledikçe anlaşılıyor ki yazar kitabın başından sonuna kelimelerin tümünü yerine sahtelerini koyarak yavaş yavaş değiştirseydi hatta asıllarıyla bağlantılarını tamamen koparsaydı yine de kandırılmış hissetmezdik. (Kamu spotu: Çarpılmadan bitti şükür)

      Reply

    27. Kitabın bakış açısı, kitaptaki karakterlerin, benzetmelerin gerçekteki eşleşmelerine yaptığı göndermeleri gayet hoşuma gitti. Ama sonu bence cılız kaldı, pek içime sinmedi. Yine de keyifle, bir çırpıda okuduğum kitaplar arasında yerini aldı. Murat Uyurkulak'ın da okuduğum ikinci romanıydı, TOL'dan sonra. Yeni nesil Türk Edebiyatı'nda benim için yeri ayrı.

      Reply

    28. hakikatin yerine hakiki olmayanı koymak ne kadar da zordu. zor, ama bir o kadar da zevkliydi. bir kez hakikat hudutlarını aştığında, akıl zehir gibi işlemeye başlıyor, kelimeler tuhaf bir kudret ediniyordu. zira kelime, artık kelimeden fazla bir şey olduğunu biliyordu.

      Reply

    29. Elleri öpülesi bir kitap. Hakikat!

      Reply

    30. Diyaloglar cok basarili. Gerisi bos.

      Reply

    Leave a Reply

    Your email address will not be published. Required fields are marked *